Bu site kullanıcıları bilgilendirmek üzere çeşitli kaynaklardan derlenerek Neo2web Bilişim tarafından sunulan bir bilgilendirme sitesidir.

Cilt Bakımı Hakkında Genel Bilgiler

Cilt Bakımı - Cilt Türleri

Cilt tipinize göre Cilt Bakımı

Günlük cilt bakımında;

1. Cilt tipine uygun ürünleri seçmek önemlidir.

2. Çevreden biriken kirlerin, ter yağ gibi kişisel salgılarımızın ve dökülmekte olan ölü cilt hücrelerimizin temizlenmesi ikinci adımdır.

3. En hafif temizlemeyle bile bozulabilen cildin üst tabakasındaki doğal nemlendirme sistemlerinin nemlendiricilerle takviye edilmesi. Genel kural olarak da nemlendiricilerin yüz ve vücut halen nemliyken kullanılması vücuttaki nemi hapsetmektedir.

4. UV ışınlarının verdiği hasarı önlemek için güneşten koruyucu kullanmak.

5. Normal cildin bilhassa foto yaşlanma ve hasarı için tedavi edici ürünlerin kullanılması uygundur.

Kuru ciltlerde: Kuru ciltlerde kurutucu ve alkol içeren ürünler ciltten nemi söküp atacağı için tercih edilmemelidir. Hassas yumuşak sabun içermeyen likit bir temizleyici sonrası gliserin, hiyalironik asit gibi ürünlerle formüle edilmiş nem kaybını azaltan nemlendiriciler kullanılmalıdır. UVA ve UVB ışınlarına karşı koruyucu SPF15 ve üstü bir ürün yıl boyunca dışarıya çıkmadan yarım saat önce açıkta kalan alanlara uygulanmalıdır.

Yağlı cilt: Yağlı ciltlerde aşırı yağlı ürünler, hassas ciltlerde ise uygun daha az hasar verecek narin ürünler tercih edilebilir. Yağlı ciltlere özgün yağ bağlayıcı likit veya jel şeklinde temizleyicileri tercih edin. Krem bazlı, kakao yağı, lanolin içeren sabunlardan uzak durun. Losyon şeklinde suyu çekip tutan (humectane) maddeler içeren nemlendiricileri tercih edin. Ergenlik çağındaki gençlerde görülen hormon değişiklikleri nedeniyle yağlı ve akneye yatkın cildin temizliği ve doktor tarafından önerilen ürünlerin düzenli kullanılması önemlidir. Yağ içermeyen (oil-free) güneşten koruyucuları kullanın. Cildinize fazla parlak diyerek, yağı kurutmak için sert sabun, alkol, fırça, kese kullanmayın. Cilt temizliğini günde 2-3 kezden fazla yapmayın.

Karma cilt: Kozmetik olarak T bölgesi; yüzün yağlı alanları olan yanaklar, alın burun ve çene daha fazla yağlıyken diğer alanlarda kuruluk gözlenir. Normal karma ciltler için olan temizleme ürünleri yanaklar için nazik diğer bölgelerde daha sert etkililerdir. Yalnızca ihtiyaç duyulan bölgelere uygulayacağınız nemlendirici T bölgesinde sivilceye yol açabilir. Yağ içermeyen güneşten koruyucular kullanabilirsiniz.

Cilt türleri

Cildimizle ilgili bakım şeklinin yararlı olabilmesi, alınan sonucun başarı derecesi hep yapılanların cilt türümüze uygunluğu ile yakından bağlantılıdır.
Buradan sahip olunan cildin hangi türde olduğunun tespitinin önkoşul olduğu sonucuna varıyoruz. Peki bu tespit nasıl yapılabilir. Tabii ki en doğru ve pratik yolu bir uzmanın fikrini almaktır. Ama çeşitli sebeplerle bu imkandan yoksun olma bahiskonusu ise
Yüzünüzü yıkayın. Hafif darbelerle kurulayın. Birkaç parça pelür kağıdı ya da ince, katlarına ayrılmış selpak alın ve yüzünüzün birkaç farklı noktasına dokunun. Eğer selpak bir noktada yüzünüze yapışır, yağları topladığı için yarı şeffaf hale dönüşürse, cildiniz yağlıdır. Eğer yapışmıyorsa, o noktada cildiniz kurudur. Eğer alın, burun, çene bölgesinde yapışıyor, başka noktada yapışmıyorsa cildiniz karmaşık ya da normal cilt özelliğindedir. Örneğin kadınların yaklaşık %70'i karmaşık cilt tipine sahip olduğunu belirtebiliriz.
Zaten cildin yağlı, karışık, hassas, kuru, ve güneşten zarar görmüş tiplerinden herhangi birisine girdiğinin tespitinden başka, herkeste olduğu gibi sizde de cildinizin yağ ürettiğini ve bu yağ üretme miktarının azlığının-çokluğunun da büyük önem taşıdığını da unutmamak gerekir. Cilt hem genetik özellikler dolayısıyla yağ üretir ve bir de alınan besin türlerine, alınan sıvılara, içinde yaşanan hava ortamına, strese göre bu üretilen yağ miktarı artar veya eksilir.
Cilt türleri ve özellikleri :
1) normal-karmaşık cilt : görünümü düzgündür, sağlıklı bir renge sahip olup, dolaşım iyidir. Alın, burun ve çene bölgeleri yağlı iken, diğer bölgeler kuru olabilir.
2) kuru cilt : bu tür cildi olanlar, gerginlik hissederler, özel,kle temizlikten sonra bu his daha da artar. Oldukça sorunludur, kırışıklık, pul pul olma, kırmızı parçalar olabilir bu sorunlar. Silik bir görünüşle külü andıran bir manzara ortaya çıkabilir.
3) Yaşlı ciltler : bu türde, kırışıklıklar gözle dahi görülebilir, renk soluktur. Güneşten zarar görmüş ciltler de aynı özelliklerdedir.
4) Yağlı ciltler : siyah noktalar ve lekeler, yağlı ciltlerin sembolüdür.
Geniş gözeneklidir.
5) hassas ciltler : gözeneklerinin iyi görünümlerine karşın, alerjiye son
derece hassastır. Bu hassasiyet biraz da cildin inceliği sebebiyle
oluşmaktadır


Gece kremleri
Gece kremlerinin önemi cilt için çok büyüktür, bunun sebebi, cildi tahrip eden olumsuzluklardan birinin, cildin kuruması olmasıdır.
Araştırmalar göstermiştir ki, cilt özellikle gece kurumaktadır, hatta bunun saati bile tespit edilmiş olup, 01 ile 03 arasında kurumanın en uc noktasına ulaştığı ortaya çıkmıştır. Buradan hareketle, gece sürülen kremlerin, diğer nemlendirici ve benzeri kremlerden fazla olarak aynı zamanda tedavi edici özelliklerinin de olması gereğini ortaya koymaktadır.
Unutulmaması gerekmektedir ki, biz kişi olarak uyku esnasında nasıl dinleniyorsak, cilt de, bir canlı olarak, aynı şekilde dinlenmektedir. Bu özelliği çok iyi bilen kozmetik imalatçıları ise, buna uygun ürünler geliştirmektedirler.
Uygun lafından kasıt nedir, yukarıda da belirtildiği gibi, daha ayrıntılı ve yararlı olmalarıdır. Bunların sağladığı yararların yansıra, uyku sırasında her türlü olumsuz dış hava faktörlerine maruz kalmamamız, faydalı etkilerin daha hızlanmasını da sağlar. İşte, akne, leke ve çizgilerle kırışıklıkların daha çok geceleri iyileşme sebepleri burada yatmaktadır.
Son cümle olarak, açıklanmaya çalışılan sebeplerden ötürü, gece kullanılıyor diye önemsiz görülmesi yanlış olur düşüncesiyle, fonksiyonlarını gözönünde tutarak, gece kremlerini seçerken titiz ve dikkatli davranılmasının doğru olacağını belirtmek istiyoruz.

yaş'la nemlendirici arasındaki bağlantı
Bilindiği gibi cilt tabakalardan oluşmaktadır. Bunlardan en üstte, yüzeyde yer alan epiderm su molekülleri içerir. Epiderm tabakası bu su molekülleriyle birlikte bir nevi koruyucu fonksiyonunu yerine getirir. İşte cildin nem kaybına uğramasıyla bu noktada dezavantaj oluşmaktadır, nedeni de nem kaybıyla, epiderm'deki su moleküllerinin bu koruyuculuk özelliklerini tam olarak yerine getirememesidir. Bu olumsuzluğu giderebilmek için bitki özlü nemlendiricilere başvurulabilinir. Bunları kullanarak, epidermin nem ihtiyacı karşılanır. Dış ülkelerde yapılan araştırmalar, nemlendiricilerin yadsınamayacak fayda sağladığını ortaya koymuştur.
Nemlendiricileri tip ve çeşitlerine göre seçerken, yaş'ın göz önünde tutulmasının büyük yararı vardır.

20 - 30 yaş: genelde bu yaş grubunda cilt normal bir yapıdadır. Buna rağmen, normal veya yağlı ciltlerde de kuruma olabilir. Yukarıda da belirtildiği gibi çaresi nemlendirici kremlerdir. Bu kremler, cilde işleyerek su dengesini sağlar ve cildi canlandırır

30-40 yaş : bu yaş grubunun ilk yıllarından itibaren cildin kendiliğinden nemlenmesi yavaşlamaya bunun sonucunda da ciltte donuklaşma başlar. Cildi nemlendirme ve yumuşatma gereği ortaya çıkar. Bu olumsuzlukları gidermek için, cildin su oranını mümkün olduğunca uzun süre optimum seviyede tutabilecek nemlendiriciler kullanmak isabetli olur. Bu nemlendiricileri seçerken bitkisel özlü olmalarına dikkat edilmesi daha da büyük fayda sağlar.

40 - 50 yaş : artık, cildin nemini kaybetmesi ve kuruması son derece belirginleşmeye başlar. Kurumanın artan temposu, cildin daha derinlemesine nemlenmesini sağlama mecburiyeti doğurur. Yapılacak şey, kullanılacak nemlendirici alınırken, limon, salatalık, çiçek özlü olmalarına özellikle dikkat edilmesidir. Bu tür kremler, hem cildin nem kazanma hızını yükseltir, hem de nemli kalma sürecini uzatır.

50 yaş üzeri : bu yaşlarda cilt koşulların olumsuzluğundan çok daha kolaylıkla etkilenir . haliyle bu yaşlarda insanlar, hastalanır, ilaç kullanır, hava kirliliğinden daha çok etkilenirler. Bunun sonucu cilt son derece olumsuz etkilenir, dolayısıyla sadece nemlendirme fonsiyonu yetmeyeceği için, kullanılan nemlendicilerin aynı zamanda onarıcı ve kırışık giderici özelliklerinin de olması lazımdır.

kırklı yaşlarda cilt bakımı
Hanımlara bakıldığında göze çarpan farklılıklar mevcuttur. Kimisi tam yaşını gösterir, kimisi yaşından fazla, kimisi de yaşından genç gösterir. Kişi kırk yaşını geçmiştir ama bakan otuzunda diye düşünür, elbette bunun tersi de bahis konusudur, yani otuz yaşlarındadır, ama görenler kırktan fazla diye düşünebilir. Bunun tamamen kalıtımdan kaynaklandığını düşünmek çok doğru olmayacaktır.
Cilt de aynen canlılar gibi yaşlanır. Bu tabiat olayı karşısında kişinin duruşu farklı olabilir, kimi vardır ki,
Bunu dikkate almaz, olayları akışına bırakır.
Kimi de var, cildinin yaşlanmasını geciktirmek için emek vermeğe hazırdır.
Basit olarak açıklamak istenirse, cildin katmanları vardır ve en dışta üst katman yer alır. Üst katmana bakıldığında, gücünün korunduğu fikrine kapılınsa da, bu fazla bir şey ifade etmez, çünkü iç kısımdaki lifler zayıf düşmüş olabilir. Kırklı yaşlar kritik yaşlardır, nedeni de kolajen üretiminin azalmaya başlaması hücre değişiminin yavaşlaması, yüz kaslarında çökmelerin görülmesidir. Bu olumsuzlukların etkileri, dış görünüş olarak göze çarpan yüzün yanak ya da çene altındaki bölgelerinde çöküntüler ve/veya cildin mat ve solgun bir görünüm alması şeklinde belirginleşir.
Peki bunlara karşı çözüm var mıdır, varsa çözüm olarak neler önerilebilir. Elbette ki vardır. Kozmetik ürünleri kullanılabilinir, kozmetik ürünleri dışında, ağızdan alınacak vitamin ve mineral takviyesi ile desteklenecek yüz jimnastiği fevkalade faydalı sonuçlar elde edilmesini sağlayabilir. Yüz jimnastiğinin periyodik ve muntazam yapılması ön koşuldur. Yüz jimnastiği dışında, dişlerin arasına yerleştirilmiş, ince uzun bir sakızı çiğnemektir. Bahsedilen bu egsersizlerin dışında, gene aynı amaca yönelik olarak, uyurken devamlı aynı yanak üzerinde yatılmaması tahminlerin üzerinde fayda sağlar.


30'LU YAŞLARDA CİLT BAKIMI

OTUZLU YAŞLARDA BIRKAÇ KÜÇÜK SORUN BAŞ GÖSTERIR:
GÖZ ÇEVRESI, ALIN VE AĞZIN KENARLARINDA, ÖZELLIKLE IŞIKTA BELLI OLAN, ILK KIRIŞIKLIKLAR ORTAYA ÇIKAR. YAŞLI HÜCRELER, DÖKÜLME YETENEKLERINI KAYBEDER VE ÜST DERININ KALINLAŞMASINA NEDEN OLURLAR.
İŞTE BU YÜZDEN, CILT YÜZEYI ARTIK ESKISI KADAR PÜRÜZSÜZ DEĞILDIR.
IŞIK ESKISI GIBI GÜZEL YANSIMADIĞINDAN, CILT YÜZEYINDE GÖLGE OYUNLARI OLUŞUR.
CILT KIVRIMLARI ARASINA SIZAN MAKYAJ MALZEMELERI DE, ALERJIK REAKSIYONLARA NEDEN OLMAYA BAŞLARLAR. ESNEK LIFLER VE KOLAJEN ESKISI KADAR FAZLA ÜRETILMEZ.
CILDIN DEVAMLI HAREKET HALINDE OLDUĞU BÖLGELERDE ILK BELIRGIN IZLER OLUŞUR. YETERINCE GÜÇLÜ OLMAYAN BIR CILT, GÜNEŞ IŞINLARINDAN FAZLASIYLA ZARAR GÖRÜR.
BU YAŞLARDA CILT, ILK ZAYIFLIK BELIRTILERINI GÖSTERMEYE BAŞLADIĞINDAN, ZARARLI UV IŞINLARI, CILDIN ORTA TABAKASINA KOLAYLIKLA GEÇEBILIR.

BUNU ÖNLEMEK IÇIN NE MI YAPMALI?
AĞIZDAN A, F VE E VITAMINLERI ILE MINERAL PREPARATLARI ALINABILIR. DIŞARIDAN YAPILACAK UYGULAMALARA GELINCE:
SABAHLARI KORUMA FILTRESI IÇEREN KREMLER, AKŞAMLARI ISE CILDI NEMLENDIRIP ONARAN MEYVE ASITLERINDEN FAYDALANILABILIR.
BU YAŞA DEK NORMAL YA DA KARMA OLAN BIR CILT, BIRDEN KURUYABILIR.
HEMEN UYGULAMAYA GEÇMENIZ GEREKEN STRATEJI, HASSAS CILTLER IÇIN HAZIRLANMIŞ, BILEŞIMINDE RAHATLATICI VE DENGELEYICI MADDELER BULUNAN, ÖZEL ÜRÜNLER KULLANMAKTIR.
ÖZEL TEMIZLIĞIN DIŞINDA, NEMLENDIRICI BIR KREMLE MASAJ YAPILMALIDIR.


cilt bakımında yaş'ın önemi
CİLDİNİZİ hırpalayan pek çok etken var. Sizin üzerinize düşen tek şeyse, güzelliğinizi korumaya çalışmak. Uykusuzluk, hava kirliliği ve stresin cildinize etkileri karşısında, doğru ve sürekli bir cilt bakımı uygulamıyorsanız, cildinizin nemini yitirmesi, kuruması, kırışması ve zamanından önce yaşlanması kaçınılmaz. Bu nedenle 20 yaşından itibaren, cilt bakımına başlamak gerekiyor. Tabii bu bakımın yaş ilerledikçe farklılaşması da şart. Günümüzün modern kadını, artık yüzüne sürdüğü, hatta değdirdiği her ürün konusunda son derece seçici davranmak zorunda.
20'Lİ YAŞLARDA CİLT BAKIMI Bu yaşlarda cilt güçlü, pürüzsüz ve gergindir. Ama özellikle alın ile burnun ve ağzın yan taraflarında sivilce topluluklarına rastlanır. Genç cildin tek sorunu da budur: Sebum salgıları ve hormonlar henüz düzene girmemiştir. Ölü hücreler ayda 1 kez, yerlerini yenilerine bırakmak üzere, dökülür. Dokular sağlamdır, Vücut tarafından yıkılan kolajen, kolaylıkla tekrar üretilir. Temizlik ve nemlendirme anahtar kelimelerdir. Özellikle sivilce ve siyah noktaların fazla olduğu durumlarda, doğru sabunu kullanmaya özen gösterilmelidir. En sık yapılan hata, cildin yağını fazlasıyla alan bir ürün seçmektir: Böyle bir durumda, sivilceler azalmak yerine artar. Çünkü, cilt yüzeyindeki nem ve yağ tabakası hızla yok olur. Kullanılan kremler, gözeneklerin fazla tıkanmasını önlemek için, hafif olmalıdır. Ayrıca, genç ciltte leke oluşmasına fırsat vermemek için, parfüm içermemelidi

Bu site KİŞİLERİ BİLGİLENDİRMEK AMACIYLA HAZIRLANMIŞ OLUP, SAĞLIK HİZMETİ VERMEMEKTEDİR. Tanı ve tedavi mutlak bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi işlemlerdir SİTEDEKİ BİLGİLER HİÇ BİR ŞEKİLDE HASTALIKLARIN TANI VEYA TEDAVİSİNDE KULLANILMAMALIDIR. Site içeriğinin bu şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Sitede, ziyaretçilerini aydınlatmak amacıyla yapılan bazı ön bilgiler yayınlanmaktadır